Ana içeriğe atla
Türk Edebiyatı Klasikleri
Sabahattin Ali
İçimdeki Şeytan
Yapı Kredi Yayınlari

Birbirini tutkuyla seven 2 kişiyi düşünün. Birbirlerine sevecence bakışlarını, saygıyla karışık şımarık davranışları ve her zaman ortak bir noktada buluşabilme gayretini hayretle göstermelerini fark edin ilk önce. Başlangıçta birbirine her ne kadar da yabancı olan vücudlarının ve ruhlarının sanki bir yerlerde tanışmış gibi hemencecik birbirlerine alışıvermesine, zihninizin o kocaman duvarları aşıvermesine hayranlık duyun evinizin dışarıya bakan penceresinden. Gökyüzünü simsiyah eden her bir kül zerreciğinin bir su damlasına karışarak yeryüzüne, toprağa karışmasını anlatıyor bence İçimizdeki Şeytan...

Sabahattin Ali'yi tanımayan yoktur şüphesiz. Bir yerlerden zihnimize kazınmış ismini ve yüreğimizi tırmalayan eserlerini...Kürk Mantolu Madonna özellikle de...Ve şimdi biz gelin de Macide ile Ömer'in hayatını koklayalım biraz da.

Ömer, içinde barındırdığı tertemiz yüreğine rağmen reddedemediği arkadaşlarının arasında küle bulanmış bir karakter...Zeki ve parlak fikirlerine rağmen bunları kullanmayarak okulundan ayrılan ve bir yakının vasıtası ile postanede çalışan, Macide ile tanışmadan önce anlamsız hayatına devam eden sıradan bir insan sadece. Macide'nin kendini ve hayatını düzelteceğini inanmış fakat insanın bir şeyin kötü sonuçlandığında o şeyi değerler(iyi kötü) algısının dışında tutarak hata yapmaya devam etmiş olması, kontrolsüz bir bencilliğim tutarsızca davranışlarının bir eseri.
Peki Macide? Sevginin ve teslimiyet hissinin verdiği tatlı huzuru sadece bir süreliğine yaşamış olmasına rağmen, belki pişman, belki de umutlu geleceğinden...Küçüklüğünden esiri olduğu yalnızlıktan Ömerle kurtulacağına inanmış, saf tertemiz bir karakter... Sabahattin Ali'nin muhteşem betimlemeleri ile onun muazzam bir varlık olduğunu hissediyor ve zihininizde ortaya çıkıveren o hoş hanımı kalbinizde misafir ediyorsunuz bir süreliğine...Bir kadının sevgisine şahit oluyorsunuz, hiçbir suçu olmamasına rağmen maruz kaldığı psikolojik savaşı tekrar tekrar zihninizde yaşıyorsunuz. En önemlisi, kimse bunu yaşamamalı diyorsunuz. (Demişken belirtelim Ömer'in gözyumduğu sorunların bir sonucudur bu). Vazgeçmemeli diyorsunuz hep. Ailesinden kendisinden. Zaten dayanmaya çalışıyor hep o güçlü kadın Macide...

İki yakın ruh dostluğunun ayrılığının tek bir sebebi oluyor genelde. Kendine acıyor, söz verdiklerinin yapamamasının verdiği vicdani ağırlığında eziliyor birisi. Kendini cezalandırıyor, utanıyor ve küçültüyor karşısındakine karşı kendini. İşte Sabahattin Ali'nin kusursuz üslubuyla içeriği birleşince bir başyapıt "İçimdeki Şeytan" ortaya çıkıyor.

Aşık olanlara, tutkuyla bağlananlara, sevgimden asla vazgeçmem diyenlere yönelik bir kitaptır Sabahattin Ali İçimdeki Şeytan.

(Umut Üstün)

Yorumlar